Yatırım otomasyonu kurduğunuzda her şeyin kendiliğinden yoluna gireceğini düşünüyorsunuz. Sistemi ayarlıyorsunuz, birkaç fon seçiyorsunuz ve işin bittiğini sanıyorsunuz. Ama gerçek öyle çalışmıyor.
Tüm parayı tek stratejiye bağlamak
İlk hata genellikle burada başlıyor. Bir robo-advisor seçiyorsunuz ya da otomatik yatırım planı kuruyorsunuz ve bütün birikimlerinizi oraya yönlendiriyorsunuz. Problem şu: her otomasyon aracının farklı bir yaklaşımı var. Bazıları agresif büyüme odaklı, bazıları muhafazakar. Siz bunu detaylı incelemeden sadece "otomatik" olduğu için seçiyorsunuz.
Zamanınız yoksa bile en azından sistemin risk profilini anlamanız gerekiyor. Çoğu platform başlangıçta size birkaç soru sorar ama insanlar bu soruları ciddiye almıyor. "Orta risk" seçeneğini işaretleyip geçiyorlar. Oysa orta risk bir platform için yüzde 60 hisse senedi anlamına gelirken, başka birinde yüzde 40 anlamına gelebiliyor.
Ücret yapısını göz ardı etmek
Otomasyon platformları "düşük ücret" diye pazarlıyor kendilerini. Yüzde 0.25 yıllık yönetim ücreti makul görünüyor. Ama detaylara bakınca işler değişiyor. Platform ücreti yüzde 0.25 olabilir ama altta yatan fonların da kendi gider oranları var. Birini diğerine eklediğinizde yüzde 0.60-0.70'lere çıkabiliyor.
Bazı platformlar işlem başına ücret almıyor ama spread'den kazanıyor. Yani alış-satış fiyatı arasındaki farktan. Bu görünmez bir maliyet ama yıl sonunda hesap yapınca fark ediliyor. Zamanınız yoksa bile kurulum sırasında toplam maliyet oranını hesaplayın. Çoğu platform bunu açıkça yazmıyor, sizin bulmanız gerekiyor.
Vergi optimizasyonunu unutmak
Otomasyonun büyük vaadi vergi kaybı hasadı gibi özellikler. Yani sisteminiz otomatik olarak zararda olan pozisyonları satıp vergi avantajı yaratıyor. Güzel bir özellik ama çoğu insan hangi hesap türünde işe yaradığını bilmiyor.
Bireysel emeklilik hesabınızda bu özelliğin hiçbir anlamı yok çünkü orada zaten vergi ertelenmiş. Ama normal aracı kurumda hesabınızda önemli. Platformlar bunu otomatik açıyor ama hangi hesapta aktif olduğunu kontrol etmiyorsunuz. Sonuçta gereksiz işlem maliyetleri ödüyorsunuz.
Yeniden dengelemeyi yanlış ayarlamak
Otomasyonun temel özelliklerinden biri portföyü otomatik dengelemek. Ama ne sıklıkta dengelenmeli? Çoğu platform varsayılan olarak üç ayda bir ya da yüzde 5 sapma olduğunda dengeliyor. Siz bunu hiç değiştirmiyorsunuz.
Sorun şu: sık dengeleme daha fazla işlem demek. Vergilendirilebilir hesaplarda bu kısa vadeli sermaye kazancı anlamına geliyor. Zamanınız olmasa bile başlangıçta dengeleme sıklığını yıllık yapmak ve eşiği yüzde 10'a çıkarmak mantıklı olabilir. Piyasa çok değişken değilse gereksiz işlemlerden kaçınmış olursunuz.
